AFFETMENİN DUYGUSAL ÖZGÜRLÜĞÜ
Hep dilimizde dolanan “Kendini Sevmek” cümlesi önce kendini tanımakla başlar…
İnsan kendini tanımadan sevebilir mi?
Tüm seni sen yapan özelliklerin, artıların eksilerin, korkuların neler? Hatalarım dediğin, affetmem dediğin, kızdığın, kırıldığın…
Yaşadığın, karşılaştığın iyi ya da kötü diye nitelendirdiğin her şey senin hikâyeni oluşturuyor.
Biri senin hoşuna giderken, diğeri öğrenmen gereken hayat dersidir…
Bu durumu ya reddeder veya kabul edip değiştirmek için olasılıklar yaratırsın…
Zorluklar bir gelişim fırsatıdır…
Bazen kendini
Çevreni
İnsanı
Özelliklerini
İnancını tanırsın…
En önemli konu geçmişte yaşadığımız duygulardan daha doğrusu prangalardan kendimizi kurtaramamaktır… Oysa;
Bağışlamak kişinin kendisiyle yaptığı bir barış anlaşmasıdır, bedensel ruhsal kaldıramadığı yüklerinden hafifletmektir. Mutlu ve huzurlu olmak İçin sürekli kendini sabote etmekten vazgeçip kendinle yan yana yürüyebilmektir…
Kolay bir süreç midir?
Tabii ki hayır… Fakat aksi durumda kişi sürekli geçmişle ve yaşadıkları İle o kadar meşgul olur ki içinde biriktirdiği duygular bu günü yaşamasına engeldir…
Acılarımızı besledikçe, acılardan beslenir hale geliriz…Bu öfke, kızgınlık, hayal kırıklığı, hayata küsme kendine kızma cezalandırma ve hatta depresyon olarak kendini gösterir yani özgürleşmek isterken kendi hapishanemizi yaratırız…
Peki;
Neden Affetmek istemeyiz?
Kendimizce o kişiye bir ceza verdiğimizi düşünürüz
O olayı, kişiyi hatırlamak bize tekrar acı verir düşüncesi ile yüzleşmekten korkarız
Anlatırsak haksız konuma düşebileceğimiz veya anlaşılamayacağımızı düşünüp yokmuş gibi yaparız
Hazır değilizdir
Fakat burada ki olay bu yükü sürekli taşıdığınızda vücudunuzda neler olup bittiğidir… İstemediğiniz bir ağırlığı gece gündüz demeden elinizde taşır mısınız?
Kaç gün taşırsınız?
Acı içinde olan birine tekrar ceza verir misiniz?
O zaman kendimize neden ceza veriyoruz?
Başkasına şefkatle sarılırken neden kendimize sarılamıyoruz, bağışlayamıyoruz.
Başkasını affetmek demek yine kendimiz içindir…
Affederken karşımızda ki insanı görerek, konuşarak yapmak zorunda değiliz…
Bize yapılanları kabul etmekte değildir…
Affetmek; O kişiyi sevmek değil.
O kişiyle konuşmak zorunda olmak değil.
O kişiyle ilişkiyi sürdürmek değil.
O kişinin beklentileri doğrultusunda davranmak değil.
O kişiyi kucaklamak değil.
O kişiyi suçsuz bulmak değil.
O kişiyi haklı bulmak değil.
O kişinin verdiği zararları telafi etmek için çaba göstermemek değil…
Affetmek; kırgınlığın,
küskünlüğün,
nefretin,
Hapishanesinden özgürlüğe kavuşmaktır.
Affetmek artık acıyı hissetmemektir.
Yapılanları zihinsel olarak unutmak zaten mümkün değildir.
“Duygusal unutma affetmenin diğer adıdır…”
Affetmek ve unutmak, iyi insanların intikamıdır!
Alıntı
Affet ve Özgür Bırak…
Kendini ve Sana yük olan her şeyi…
Kişisel Gelişim Uzmanı ve
Enerji Terapisti
Serpil Çalışkanoğlu
Yorumlar
Yorumlar (Yorum Yapılmamış)
Yazı hakkında görüşlerinizi belirtmek istermisiniz?
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Benzer Yazılar
-
Beykoz’da Zaman Daralıyor, KÖSELER’i Bu kez Zaman Aşımı da Kurtarmayabilir!
-
BENCE ÖLDÜM
-
Kumruların Aşkı
-
KARMA-ŞA
-
MİSAFİRSİN BU DÜNYADA
-
BİZ İYİ İNSANLARDIK!
-
NE BİR EKSİK NE BİR FAZLA
-
Murat Aydın, KÖSELER’den Daha Çok Beykozlu
-
HERKES GİBİ GÖMÜN BENİ!
-
HAYATA DÖN
-
Kim Daha Çok Yalan Söyler? Kadın mı Erkek mi?
-
KÖSELER’in 100 Gün Değerlendirmesi